






 |
D. TAHRİF EDİLMEKTEN
KORUNMASI
Kur'an'ı tahrif etme
hevesi, daha önce İncil'i ve Tevrat'ı tahrif ettikleri gibi (Bkz. Maide:
13) olmadı değil. Ta ilk günlerden, bizzat Hz. Peygamberin hayatında
bile vahiy yazıcılarından birisi daha sonra mürtet olmuş ve Hz.
Peygamberin söylemediği şeyleri "böyle söyledi" diye anlatmış ve
yaptığıc tahrifleri itiraf etmiştir. Diğer tarafta: "Kur'an sadece bir
vasıtadır, size vasıtayı değil, vasıtasız ilmi tavsiye ederim." diyerek
insanları Kur'an'dan uzaklaştırmayı amaçlayan şeytanın evliyaları
Kur'an'da tahrifi 'başka anlamları da var. Batınî anlam denilen bu
anlamları herkes anlamaz. Ancak kendisine Allah tarafından ilham edilen,
bildirilen yüce zatlar anlar." diyerek insanları Kur’an’dan
uzaklaştırmak şeklinde yapmaya çalışmışlar fakat asla, Kur'an'ın
yazısını, kelimelerini ve ayetin aslını tahrif etmeye bir yol
bulamamışlardır. Çünkü Allah'ın vaadi hiç şüphesiz yerine gelecektir:
"Zikr'i biz indirdik
ve yine O'nu koruyacak olan biziz." (Hicr: 9) "O'na önünden ve
arkasından hiç bir batıl karışamaz." (Fussilet: 42)
|